Şebinkarahisar Uğurca Köyü Tarihçesi
Eski ismi Esküneolan Uğurca Köyü, Giresun İlinin Şebinkarahisar ilçesine bağlı ve ilçeye 20 km. uzaklıkta bulunan güzel bir Anadolu köyüdür. Osmanlı Devleti döneminde Anadolu nun bir çok bölgesinde olduğu gibi bu köyde de Hristiyan Rumlar ile Türkler birlikte yaşamakta idiler. Köyde Rumlardan kalma bir kilisenin kalıntıları bulunmaktadır. Ancak Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Osmanlı Devletinin elinden bir çok toprak çıkmış ve topraklar üzerinde yeni devletler kurulmuştu. Nihayet Osmanlı Devletinin varlığı sona ermiş, Anadolu toprakları üzerinde büyük bir kurtuluş savaşı verilerek yeni T.C. Devleti kurulmuştur. 1923 yılında yapılan Lozan Antlaşmasının mübadele hükümlerine göre Yunanistan’daki Türklerin Türkiye’ye gelmesine, Türkiye’deki Rumların ise Yunanistan’a gitmesine karar verilmiştir. Bu hüküm gereği 1924 yılında Uğurca (Esküne ) Köyünde yaşayan Rumlar Yunanistan’a göç etmişler. Bir zamanlar Osmanlı Devletinin bir vilayeti olan Yunanistan’ın Selanik şehrindeki Türkler ise TC. Devleti tarafından Anadolu’ya getirilip Rumlardan kalan boş evlere yerleştirilmiştir. İşte bu Türklerin bir kısmı da bu Uğurca köyüne yerleşmişlerdir.. Bu tarihten sonra Köyde daha önce oturanlara yerli halk, Selanik’ten göç ederek gelen Türklere ise göç eden anlamında muhacir halk denilmiştir. Muhacirlerle yerliler arasında kültürel bir kaynaşma olmuş ve o günden beride bu iki halk bu köyde kardeşçe yaşamaya devam etmişlerdir.
2006 yılı Türkiye Genel nüfus sayımına göre nüfusu 510 olan Uğurca köyü yeni yapılan afet evleri ile birlikte 110. haneye ulaşmıştır. 1960 lı yıllarda başlayan göç gereği daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak amacıyla köyden bir çok kişi İstanbul’a göç ederek bu büyük şehre yerleşmiştir. Bu gün en az köydeki nüfus kadar İstanbul’da Uğurca köylü yaşamaktadır. İstanbul ve diğer şehirlere yerleşmiş olan Uğurca köylüleri tarihi ve kültürü ile hiçbir zaman bağlarını koparmamışlar, fırsat buldukça her yaz köyüne gidip, tatillerini bu köyde geçirmeye gayret etmişlerdir.
Komşu köyler olarak, Uğurca Köyünün doğusunda Çağlayan, batısında Taşçılı, Kuzeyinde Dereköy ve güneyinde ise Yedikardeş köyleri bulunmaktadır. Köyün bir İlköğretim Okulu (5.sınıfa kadar), bir camisi ve bir mezarlığı vardır. Ana okulu dahil Köyün ilkokulunda 60’a yakın öğrenci eğitim ve öğretim görmektedir. Ayrıca kalmak suretiyle veya taşıma suretiyle 40’a yakın öğrenci de ilçede orta ve lise eğitimi görmektedir. 2009 yılında yapılan mahalli seçimlere göre köyün seçmen sayısı 270 dir. Yapılan bu mahalli seçimde Yılmaz Çetin köye muhtar olarak seçilmiştir.
Mahalle ve Sülaleler
Köyü ortadan bir dere ikiye bölmektedir. Köyün, Aşağı Mahalle, Yukarı Mahalle ve Karşı Mahalle olmak üzere üç önemli mahallesi bulunmaktadır. Nüfus çokluğuna göre bu köyde yaşayan önemli sülaleler ise şunlardır. Yusufoğulları, Hacıoğulları, Karamehmetler, Nasıf Onbaşılar, İhsan Çavuşlar, Bayramoğulları, Osman Çavuşlar, Hüseyin Çavuşlar……. dir.
Yaylalar
Uğurca Köyü bir oran Köyü olması dolayısı ile, kuzeyinde orman ve yaylalar bulunmaktadır. En önemli dağları, Tutak (totah) …..,…. dır. Köyün yazlık yaylaları Selderesi ve Kaldırım dir. Ayrıca yaz ve kışın kalınan yaylalar ise Dumanoğlu, Çakılağalar, Mekkeme, Ütük ve Ağcapınar yaylalarıdır. Ancak son yıllarda köyün göç vermesi ve hayvancılığın giderek azalması dolayısı ile kış yaylaları artık terk edilmiş duruma gelmiştir.
Yöre İsimleri
Köy sınırları içinde her bölge ve tarla kendine has isimler ile anılmaktadır. Bu yer isimlerinden bazılarını şöyle sıralamak mümkündür.
Çamlık, Eğlence, Paçığran Tepesi, Ütük, Kuzgun, Çatağın Dere, Bayram Deresi, Dutların Dere, İt Atağı, Çalılık, Göçere, Körüklük, Yoz Yeri, Ev Çayırı, Cilimeler, Karataşlar, Karakuşak, Karaağaç, Düz Tarla, Kuyurcak, Kayabaşı, Beğbeler, Kıcılı, …………………….
Bitki Örtüsü
Köyün orman bölgelerinde, meşe, pelit, gürgen, çam, karaağaç ve yaban kavağı gibi ağaçlar yoğunlukla yer almaktadır. Ormanlardan aşağı bölgelere doğru inildiğinde ise, ceviz, ahlat, alıç, kızılcık, bayam armudu, kuzbağa armudu, kızıl armut, dut, çağla (badem) ve kuşburnu gibi meyve veren ağaçların yanında, dere boylarında çok miktarda selvi kavağı ve söğüt bulunmaktadır.
Yöresel Yemekler
Keşkek, yahni, haşıl (bulgur pilavı), bulgur çorbası, fıtı çorbası, katık çorbası, kiriş kavurması, yağlaş, kavut gibi önemli yemeklerin yanında zırın, kuskus, tarhana, kete, çökelekli, pişi, soğan pidesi, fırın kurusu ve fetir köyün önemli hamur işlerindendir. Tere yağı ile kavrulmuş un helvası ise apayrı bir özelliğe sahiptir.
Geçim Kaynakları
Köy halkı, tarım ve hayvancılıkla uğraşmakta ve bunun haricindeki zamanlarda inşaat sektöründe faa”liyet göstermektedir. Ayrıca Tutak dağının eteklerinde bulunan ve işletmeciliğini Ber Oner Madencilik A.Ş. nin yaptığı kurşun madeni köyün gençleri için önemli bir geçim kaynağı olmaktadır.
Bazı Gelenekler
Dini Bayram günlerinde, bayram namazından sonra erkekler namazdan sonra caminin etrafında sıra oluşturarak tüm köylü birbirleri ile bayramlaşır. Daha sonra hep birlikte köy mezarlığına gidilir, herkes ailesine ait mezarları ziyaret eder ve geçmişlerine dua eder. Köy imamının kuran okuyup topluca dua etmesinden sonra mezarlıktan ayrılınır. Mezarlıktan dönen köy halkını, mezarlığa yakın olan Aşağı mahallenin sakinleri evlerine davet eder ve bu evlerde sabah kahvaltısı yapılır. Öğlen yemekleri karşı mahallede, akşam yemekleri ise yukarı mahallede yenilir. Bayramın birinci günü bütün evler teker, teker ziyaret edilerek bayramlaşma yapılır
Düğünler üç gün önce başlar ve gelinin gelmesi ile düğün sona erer. Her düğünün mutlaka bir düğün sorumlusu (düğün kahyası) vardır. Düğün sorumlusu erkek tarafını temsil eder ve bu kişinin görevi düğüne gelen misafirlere hizmet etmektir. Düğünler davul zurna eşliğinde, horon oynanarak yapılır. Gece harmanlarda büyük kütüklerin yakıldığı meydan ateşi düğünlerin vaz geçilmez unsurlarındandır. Bu meydan ateşinin etrafında dönerek oynamanın keyfi ise bambaşkadır. Gelinin çeyizlerinin olduğu yüke seysana denilir.
Her yıl Mayıs ayı sonuna doğru Köy halkı hayvanlarını yanına alarak Selderesi yaylasına çıkarlar. Otlakların ve oksijenin bol olduğu bu yaylada peynir, tereyağı, pestukan ve çökelekler yapılır. Hayvanlar ve yavruları daha semiz ve bakımlı olmuş bir şekilde Eylül ayı sonlarına doğru köye dönülür. Yayla evlerine çatma denilir ve her yıl bu çatmaların onarımı yapılır.


Bugün: 0
Dün: 0
Genel: 243
Ziyaretciler : 2
Üyeler : 0
Toplam: 2